13 Eylül 2019 Cuma

sakin kalacağım, söz

mevsimlere müdahale edemiyorum.
zamanla aram iyi değil.
her şeye uzak kalıyorum.
bir nevi ufalanıyorum gibi, 
hayattan kopuyorum sanki.
yarınlar artık ilgimi çekmiyor.
heyecanlandırmıyor bazen hiçbir şey beni,
sende dahil.
yanlış anlaşılıyorum insanlar tarafından,
yakınlarımı kaybetmekten korkar oldum.
fazla direnemiyorum bu maratona.
sürekli eksik kalıyorum zaten.
bir türlü tamamlayamıyorum koşuyu.
bedenimin ağırlığını daha fazla hissetmeye başladım.
fazla direnemiyorum.
bir türlü anlamlandıramıyorum bu telaşı,
neden koştuğumuzu...
göz kapaklarımın ne zaman kapanacağını hesaplamaya çalışıyorum.
zaten şu sıra kendimi çok yalnız hissediyorum.
yaşam denen bu girdap,
öldürüyor gibi.
işin kötüsü ölmüyorum.
ölüyor gibiyim sürekli.
karanlıkta dizlerimi kendime çekip oturmayı adet bildim.
saklanıyorum yaşamdan.
belki de kendimden, emin olamıyorum.
korkak bir insanım en nihayetinde.
vaziyet bu başkanım.
ben ömrümü yalnız geçireceğimi,
on sekizimde anlıyorum.
ne acı.

8 Ağustos 2019 Perşembe

iyiyiz

cevaplarını veremeyeceğimiz sorular soruyoruz birbirimize,
ara sıra gözlerimiz doluyor,
müziğin sesini yükseltiyoruz biraz.
derin iç çekişler ve sonra tebessüm.
neyse,
bekletmeyelim hayatı.

24 Haziran 2019 Pazartesi

şimdilik iyiyiz

köpek öldüren şarap açtık,
ziyadesiyle yorgun vaziyetteyiz
lakin keyfimiz paşada yoktur.
hal böyleyken şiirler okunuyor.
atilladan,
en çok onu seviyor bizimki.
'hadi sen git, beni yalnız bırak, bu akşam iyi değilim.' diyor Atilla da.
sonra zaten içmeden de sarhoş oluyorsun.
gökyüzü çalarken laciverte,
tüm insanlık çekilmişken evlerine,
sokak sakin,
sessizlik gürültülü ve kuşlar hep özgür işte.
gazete yaprakları gibi kısa ömürlü bir gün diliyoruz,
çocukları düşünüyoruz,
suçsuz olanları,
neleri neleri...
sonra da tanrı var mı yok mu diye derinlemesine dalıyoruz muhabbete.
varsa da neden böyle ki her şey diye sitem ediyoruz biraz.
biz iyi insanlar mıyız acaba.

8 Haziran 2019 Cumartesi

delice

bayramda topladığım şekerler var cebimde,
üstüm başım biraz dağınık.
ördüğüm saçlarım bozulmuş
ama kendimi güzel hissediyorum.
çünkü cebimde şekerlerim var.

vaziyetim böyle.

dengemi inceden bozan birisi var.
son zamanlarda yollarım daralıyor,
çıkmaza sapacak gibi oluyorum.
uzun zamandır yazamıyorken,
kalemi elime tutuşturacak hissiyatı veren bir yabancı var.
yüzündeki sert ifadesinin altında bir şey yatıyor gibi, çözemiyorum.
karışık değil, gizemli.
uzun bir yolculuk gibi,
serüven gibi,
dar zamanda içilen içki gibi.
tüm güzelliklere rağmen garip bir korku aslında.
hissetmemem gereken duygular hissediyorum.
bu benim için yanlış ama mıknatıs gibi çekiyor beni yanlışa.
yanlış beni cezbediyor.
bir dakika sonrası belirsiz olan yaşamın
tüm anını pişmanlık duymadan yaşamak istiyorum.
yakın zamanda denk gelirsem,
kısık gözlerine çekinmeden bakmak istiyorum mesela.
ne düşüneceğini, ne olacağını umursamadan bakmak...
kafasını çevirip çevirmemek ona kalmış.
o konuşur, bilgisini paylaşır birileriyle,
ben onu izlerim.
o bana soru sorar,
anlatacağım bir dolu şey varken susar kalırım.
kelimeleri bir araya getiremem, devrik olur cümlelerim.
sonra koşarım onunla,
elini tutarak ama.
bırakırsam gideceğini bildiğimden tutarım.
ben onu öperim gecenin bir vakti,
sokak ortasında.
o gülümser,
insanlar ayıplar.
ah biraz sevse beni,
her şey çok güzel olur aslında.

30 Mayıs 2019 Perşembe

kayıp

bu dünya,
kuşlar, sema ve yeryüzü...
insanı yaşamaya diretiyor.
mesela yürüdüğüm yolu uzatıyor yağmur,
istanbulun kuru gürültüsü desen kara delik,
sızlanıyorum kalabalıktan, isten, kirden...
vazgeçemiyorum ama.
hem meret hem deva.
yorulduğumda sahilde soluklanıyorum.
bir çay tüm yorgunluğumu alabiliyor.
fakat genç yaşımda erken bıkıyorum dünyadan,
istanbuldan, kendimden.
zamanda iyileştirmiyor ki bir şeyleri,
ona olan inancımı kırıyor.
ben yine umut bağlıyorum hayata
ama biliyorum yalpalanarak gidiyor bu beden maveraya.
içimdeki kuşkuyu serpiyorum geçtiğim yollara.
her yol bitiminde bir kuşun ölüm anına denk geliyorum.
son çırpınışlarına, çaresiz kalışlarına.
çabalıyorlar yaşamak için, direniyorlar ama olmuyor.
bende irtihal ederken,
nezaketli bir veda istiyorum tanrıdan.

29 Mart 2019 Cuma

griler içinde kalmışım

her kış geçer
kışın sonu belki bahardır
ama ben baharları sevmem.
sevmem güz sancılarını.
her yaprak solar,
tüm mektuplar birikir.
bir türkü çalar ansızın
ve bir kadeh kalkar belki bir sevgiye,
yudum sonrası susulur.
gözyaşı akmaz artık,
hiçbir fotoğrafa eskisi gibi bakılmaz.
bilmek istemiyorum bu sevgi mi özlem mi
kokusunda zamanın durduğuna inandığım insan yabancı mı değil mi,
bilmek istemiyorum kışın sonu bahar mı.

12 Mart 2019 Salı

üşüdüm diyorum

haberin yoktur şimdi senin,
kitabın da sayfalarını karıştırmamışsındır
benim dileklerim tutmuyor çocuk,
benim yerime de dile mutluluk.