14 Nisan 2018 Cumartesi

mayıs klasiği


birisini seviyorum,
değer veriyor, kaybetmekten korkuyorum
ellerimiz değiyor birbirine,
mutlu oluyorum.
bana uzak durduğunu hissettiğimde,
tutamıyorum kendimi,
karşısına ağlıyorum.
siliyor göz yaşlarımı,
'ağlama' diyor.
o da beni seviyormuş,
öyle söylüyor
ama belki de sevdiğini sanıyor.
ona şiirler yazıyorum,
yazdıklarımı okuyorum,
bana aldığı kitabın arasına dolduruyorum yapraklarımı.
gozlerine bakıp, elini okşuyorum
boynunu öpüp, göğsüne uzanıyorum
birisini seviyorum,
o da beni seviyor
belki de yanılıyor.
elini tutmazsam fark eder sanıyorum
bu kez de ben yanılıyorum.
şiirler yazmayı bırakıyorum,
yazdıklarımı da okumuyorum.
sigara içerken bakmıyorum artık ona,
izlemiyorum eskisi gibi,
bana bakmayışını görmek yoruyor çünkü.
fark etsin diye yalvarıyorum içimden ona
fakat fark etmiyor.
günden güne yolunu değiştiriyor,
adını,
huyunu,
bakışını.
o buna itiraz ediyor.
göğsüne uzanmıyor, elini tutmuyorum
o dahil hiç kimseye gülmüyorum,
o da ben hariç herkese gülüyor.
sanırım aylar onu götürürken sevgimi bırakmış
kaybetmiş o da
kaybetmediğini düşünmüş.
bu ilk olsaydı ağlardım.
sonra boşverebilirdim.
yalnız,
bu ilk değil.
eriyorum günden güne,
sürem doluyor gittikçe
ve sökükleri dikmek yerine, öylece bırakmayı tercih ediyorum,
olur da dikmeyi düşünür diye.
güneş batmaya yaklaştı,
bende pencerenin önünde üşüdüm,
çayımı zaten soğudu,
sigaram bitti,
kalemim desen,
kırık.

1 yorum: