23 Temmuz 2017 Pazar

tütünsüz geçiyor gecelerim

oturuyorum bir akşam vakti,
sıkıntılıyım biraz.
geçecek, biliyorum.
kafa dağıtmak amacım, sanırım başaramıyorum.
telefonuma not ettiğim yazılara giriyorum sebepsizce.
bazıları aniden gelen yazma isteği,
bazıları nefret, mutluluk veya hüzün ile yazılmış yazılar
diğerleri ise kulağımda asılı kalan birkaç cümle.
mesela bir tanesi takılıyor gözüme.
birkaç gün önce annemin izlediği bir diziden duymuş olmalıyım,
şöyle yazıyor;
'çok sevince karşındakini,
onun seni sevmesine gerek kalmıyor.'
sonra siliyorum notları,
diğerlerine bakmıyorum bile,
kafam o denli bozuk.
en sevdiğim türküleri açıyorum,
kulaklığımı takıyorum.
ağlayacağım ya illa, 
adabına göre ağlayayım istiyorum.
dolabı kurcalıyorum belki bir miktar alkole rastlarım diye
ama sodadan başka bir şey göremiyorum.
sonra tuvalete giriyorum.
aynadan izliyorum kendimi.
dudaklarımı ısırmışım, kızarmış.
gözlerim dolmuş hafiften ama 
en çok da dudaklarımı izliyorum.
bir şeyler anlatmaya çalışıyor gibi,
söylediklerini tam kavrayamıyorum.
çenem yine sıkmaktan ağrı yapmış,
yutkunurken boğazım acıyor.
güçsüz olduğumu bir kez daha kendi kendime hatırlatıyorum.
elimi yüzümü yıkıyorum.
sonra tekrar bakıyorum kendime
göğüs kafesim yine bir haltlar yiyor,
nefes alırken tıkanıyorum.
bacağım titriyor istemsizce.
birisi titreyen bacağımı durdursun istiyorum.
birisi içimde atıyor olduğum çığlıklara engel olsun istiyorum.
birisi de çıkıp sen haksızsın desin.
yanılmışım diyeyim,
kendime kızayım
ama lütfen birisi artık gelsin 
ve bana haksızsın desin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder