15 Haziran 2017 Perşembe

sen yoksun

ellerim tütün kokuyor
üstümde sadece sutyenim var
pencerenin kenarına oturmuş
sessizliği izliyorum
saat sabahın beşi
hava ölü gibi
kafamda düşüncelerim var
ceset gibi ağırlar
yine örmüşüm saçlarımı, etrafımda peçeteler
kaşım gözüm ağlamaktan kızarmış
yanımda değilsin, mesafeler var aramızda
deli gibi özlüyorum
tartışmalarımızı bile
o çok sarhoş olduğumuz zamanları
ağlamaktan harabeye döndüğümüz günleri
deli gibi özlüyorum
normalde sarılmayı pek sevmem
fakat sana sarılınca yüküm hafifliyor
ve kokunun burnuma doluşmasını
üstüme sinmesini seviyorum
dizime uzanırdın ara sıra
saçlarını ve yanaklarını okşardım
avuç içlerimi öperdin
seni izlemekten hiç usanmazdım
her bakışımda farklı bir güzel gelirdin
seninle elimizde biralarla
gecenin bir yarısı koşa koşa eğlendiğimiz zamanı hatırlıyorum
bir de yüzünden silinmeyen gülüşünü
çok güzel gülüyorsun
bunu sana ne zaman söylesem terslerdin beni
ah bir de benim gözümden görsen kendini
sen her güldüğünde yeniden doğuyor gibi hissediyorum
fakat yoksun şuan
sen gittiğinden beri sokak köpeklerine anlatıyorum derdimi
sigaramı çakmak ile değil kibritle yakıyorum
kitabımda kaldığım sayfanın kenarını katlamıyorum
artık her defasında yeniden başlıyorum okumaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder