18 Temmuz 2018 Çarşamba

vesselam


koştukça,
ayaklarımın altı yaralandı,
aşındı bir süre sonra.
asfalta bıraktım koyu renk kanları.
insanlar yanımdan geçip gittiler,
duranlar oldu, sarsanlar.
bir de görmeden çekip gidenler.
değişen, zarar veren koşuşturmada kayboldum.
geçmez dediğim zaman geçti.
tarihler birbirine karıştı.
saatler içerisinde kayboldum, dakikaların arasında boğuldum.
çok klasiktir, gitmez dediğim apansız gitti.
savunmasız bir çocuk gibiydim, korktum.
elimi tutan o büyük el kayboldu.
aradım, bulamadım.
duraksadım anıların içerisinde, ilerleyemedim.
hafızamdan silinmedi hiçbir kare,
ağlattı ve yıprattı.
dur durak bilmeden bağırdım.
tırnaklarım etime izler bıraktı,
saçlarım terk etti tel tel,
birer birer uzaklaştım her şeyden, kendimden.
insanlar yavaşladı sonra.
herkesin gözleri beni buldu.
acıyan bakışları gördüm,
acizdim.
cam kırıklarına basa basa,
geçmişe yol aldım.
seni gördüm,
yanımdan geçtin gülümseyerek.
saçların kısa, gözlerin gülmekten kısılmış.
vakit erken, kanın deli.
yanında bir kız, hayat dolu.
bana benziyor, ama değil.
yanakları kırmızı, gözleri parlak.
dudağında tebessüm, elinde senin elin.
yanımdan geçtiniz,
ne durdurabildim,
ne dur diyebildim.
sonra yine kalabalıklaştı etrafım,
insanlarda bir telaş.
sen bana uzak,
benim halim harap.
tek bir umudum vardı diri tuttuğum.
onun da inancı kalmamış bana,
terk etmiş birkaç cümle sonrasında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder