27 Temmuz 2018 Cuma

çizgiyi geçiyorum

insanlardan uzaklaşmama ramak kaldı
ince bir çizgi
sevdiklerimi göremeyecek kadar yoğun bir sisin içindeyim.
etrafım boş.
gözlerim dalıyor
yürüyemiyorum, bekleyemiyorum
bulutlar dağılsın istiyorum
sanıyorum ki bulutlar gidince her şey güzel olacak
yanılıyorum
insanları uzaktan izlediğimde hiç birisi güzel gelmiyor
üzgünüm
sevginize ve sevgisine emin olduğunuz insanlar sizi sevmeyi bırakacak,
umduğum, 
gerçekleri öğrensemde umacağım her şey için üzgünüm.
tek başıma savrulmak istiyorum.
ya da kaybolmak.
bir sisin tam ortasında
başka yol yok, 
var mı? 
yok.
derman da kayıp.
şimdiye kadar ağlamak hiçbir şeyin çaresi olmadı,
olmayacak da.
ama birileri ruhumdan,
benliğimden,
duygularımdan çalıyor.
çalma diyememek ağlatıyor.
çaldıklarını kullanmıyor olmaları ağlatıyor.
az kaldı sanki, ne dersin?
belki de her şeyi uçurumdan itmek gerekir,
ilelebet.
kenara kazımıştım ben
vazgeçemiyorum demiştim,
ne kendimden ne sevgimden 
ikisinden birisi itecek beni uçurumdan
ya da ayağımın altındaki sandalyeyi.
az kaldı sanki,
ne dersin?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder