22 Eylül 2017 Cuma

hızlı geçiyor vakit

zaman geçiyor.
zaman, suallerimi dinlemeden geçiyor.
kaldırımda oturup insanları izlemek kadar rutinleşti hayat.
son zamanlarda dilimizi kasıp kavuran bir kelime var.
'alışmak'.
insanlara alışmak.
duygulara,
gidişlere,
kayıplara,
ayrılıklara.
alışmak istemiyorum ama başka çarem yok gibi.
eskiler dün gibi aklımda.
dinlediğimiz ilk şarkı, yankılanıyor kulağımda.
pek bir manalı, gri.
biraz buruk hissediyorum.
diğer yarım yok gibi, yalnızım sanki.
karşıdan karşıya geçerken çocukların eli tutulurmuş ya hani,
sen tutardın benim elim.
korkmazdım.
özgürdüm aksine.
fakat şimdi sen yoksun.
tek başıma geçiyorum karşıya.
küçük bir kız çocuğuyum,
elimi tut istiyorum.

18 Eylül 2017 Pazartesi

hal, hal değil

kafamda dindiremediğim bir ağrı var.
kafamı gövdemden ayırıp kopartmak istiyorum.
tenim soğuk,
terlemişim.
saçlarım birbirine girmiş yine.
durumumdan da hoşnut değilim.
balkona çıktım.
esen rüzgar tenimi daha fazla soğutuyordu.
ancak rüzgarı hissetmeye ihtiyacım vardı.
çünkü toparlanmam gerekiyordu.
kendime gelmem lazımdı.
bu ben değildim.
halim, hal değildi.

5 Eylül 2017 Salı

etrafıma bakmadan yürüyorum

tanrım bir işaret ver,
ben çok özlüyorum.
hislerim garip
yoksa duygularım ile büyük bir imtihanda mıyım?
kime inanmalıyım, neye inanmalıyım?
ona sarılırken ağlasam olur mu,
yoksa hıçkırıklarımı tutmalı mıyım?
tanrım bir işaret ver.
herkes miyim
yoksa kimse mi?
katlanılabilir miyim?
bıktırır mıyım hayattan?
tanrım bir işaret ver.
ver ki çıkayım şu dipsiz kuyudan.
üstüme yapışmış kirden arınayım.
çünkü;
hayatı bir kılçığa benzetiyorum.
ve aldığım her nefes batıyor.
tanrım bana bir melek gönder.
öldüreyim kendimi,
ruhumu sana taşısın.
hayretle baksın tüm ölüler.
çünkü ölünce kurtulabilirim bu acıdan.
sahiden,
kurtulurum, değil mi tanrım?

4 Eylül 2017 Pazartesi

pek de kendimde sayılmam

her gece,
istisnasız her gece, sen sebebi ile hoş geçerdi.
tatlı bir hüzün olurdu.
ama gelir, geçerdi.
bugün bir garibim.
alıştım mı? hayır.
alışacak mıyım? bilmiyorum, istemiyorum.
sormayın.
siz sordukça batıyorum.
cevapsız bırakıyorum sorularınızı,
herkesle aramı bozmuşum.
kavgalar baş göstermiş yokluğunda.
bağırış, çığlık.
kulağımda bir yankı var.
gözyaşlarımı saklıyorum geceleri,
bir de saçlarımı sol omzuma yasladım.
gam, kasvet sarmış geceyi.
işte böyle olmayışında,
bu sefer farklı.
bu sefer bende iyi değilim.
bu kez,
bende pek kendimde sayılmam.