6 Ağustos 2017 Pazar

ezinç

irkildim,
uyanmışım meğer uykudan.
kabustan ibaretmiş hepsi.
ağlamışım uykumda.
yastığımın üstü ve yanaklarım ıslanmış.
çarşafım sıyrılmış.
yastığım yere düşmüş.
bedenim soğumuş
tenim ürkek bir hal almış.
odam dağılmış.
etrafı kolaçan ediyorum.
çünkü sersem gibiyim,
bir kabus görmüşüm.
dudağımın kenarında uçuk denilen şey belirmiş,
saçlarım elime yüzüme yapışmış terden.
ve bacaklarım zayıf düşmüş.
ayaklandım ve pencereye yaklaştım.
camdan yansımama baktım bir süre.
ardından geniş mermere oturup bir sigara yaktım.
gördüğüm kabusu bir kenara itip
günlerce kafamı kurcalayan soruları düşündüm,
işin içinden çıkamıyordum.
gözlerim havada asılı kaldı,
gökyüzü daha koyu bir hal aldı.
binlerce yıldız vardı.
muhtemelen ertesi gün hava sıcak olacaktı.
konudan konuya atlıyorum öyle değil mi?
nedeni biraz bıkmışlık.
her şeyden,
rutin olan her şeyden.
sıradanlıktan bıkmış olmam.
mutlu olmak,
üzgün olmak,
sürekli bir hengame,
sürekli bir ulaşma çabası.
neye ulaşacağız?
sonu yok.
bir şeyleri elde etmeye çalışıyoruz.
önce mutluluk,
sonra zaman.
ardından kaybediyoruz.
hepsi boşa.
yaşamak,
yaşamaya dair olan her şey boşa.
ölüm var,
mezar taşı var işin ucunda.
yaşadığım ne varsa ölüme teslim ediyorum hepsini.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder