20 Temmuz 2017 Perşembe

ellerin elime değdiği zaman

Sevcan Orhan dinliyorum akşam vakti.
balkonda yalnızım.
'akşam olur karanlığa kalırsın' diyor.
gülüyorum.
hayatında her duyguyu tadıyor insan.
bunu düşünüyorum oturduğum yerden.
dışarıda çocukların cıvıltılı sesi düşüncelerime dalıyor arada.
onlara bakıp gülümsüyorum.
sonra devam ediyorum düşünmeye.
çok dinine bağlı bir insan değilimdir,
ama insana kaldıramayacağı yük verilmezmiş.
bunu bilip bunu söylüyorum.
bir haftada beni büyüten şeyler oldu,
boğazımda bıraktığım çok kelime var.
yutkunuyorum sürekli.
ne ilerlemeye halim var, ne de geriye dönüp bakmaya.
oturmuşum sandalyeme
çekmişim dizlerimi kendime,
dışarıyı izliyorum.
gökyüzüne gözlerimle bir şeyler anlatıyorum.
ağaçların dalları sallanıyor,
yapraklar birbirleri ile sevişiyor.
ve ben kendime kızıyorum.
hatalı mıyım bilmiyorum,
hatanın kendisi benim belki de.
çevreme var zararım,
bir de sevdiğime.
dizlerimi çekmişim kendime, düşünüyorum.
geçenlerde,
sabahın daha ilk vakitlerinde konuşurken dostumla,
ağladım.
çok ağlamışım.
sarıldım ona.
kimseye sarılmayı sevmem ben
ama ona sarılınca kendimi iyi hissettim.
hafiflemiş gibiydim,
içtiğim sigara altıyı geçmedi.
güldürmeye çalıştı,
birkaç anı anlattı kafamı dağıtmak için.
sevdiği çocuğa 'seni seviyorum' demiş pervasızca.
güldüm.
en azından birimiz dik duralım dedim,
sırtımı sıvazladı.
ayağa kaldırdı.
hatırlayınca o anları, gülümsedim.
sonra yüzüme değip gıdıklayan saç tutamını kulağımın arkasına sıkıştırdım.
dizlerimi kendime çekmişim,
sevdiğim adamı düşünüyorum.
ne güzelmiş söylemesi,
akşam üstü,
güzel bir türkü eşliğinde,
sevdiğini düşlemesi.

2 yorum:

  1. derin düşünceler... Şarkıların peşine kapılıp geliyorlar zaman zaman...

    YanıtlaSil